| Ziyaretçi |
| Şu anda
7 ziyaretçi kadın hastalıkları kütüphanesini gezmektedir. |
|
| Etiketler |
| Doğum Kontrol Yöntemi, Serviks Kanseri, çikolata kist, Kemik Hastalığı, hamilelik, Evlenmeden Önce Neler Yapmalı, AIDS, Şiddet, Cinsel Hastalıklar, Distimi, ideal kilovermek, enerji veren yemek, Ertesi Gün Hapı, Suda Doğum, Hamilelikte Düşük, Panik, Atrofik Vajinit, Gebeliği Önleyici Bir Aylık İğneler, kist, Bel Soğukluğu, Serviks Displazi, Evlilik Öncesi, güç veren yemekler, over kist, vajinada akıntı, |
|
|
Majör Depresyon - Ağır Depresyon Majör Depresyon, Ağır Depresyon, Depresyon,
Ağır depresyon diyebilmek için aşağıdaki belirtilerden en az dördünün en az iki haftadır sürüyor olması gerekir:
- Uyku bozuklukları sıktır. Uykusuzluk, gece sık sık uykudan uyanma tekrar uykuya dalamama, sabah erken uyanıp tekrar uyuyamama veya fazla uyuma şeklinde olabilir.
- Yeme sorunları sıktır. Az yeme ile buna bağlı kilo kaybı veya fazla yemeye bağlı kilo alımı olabilir.
- Değersizlik, umutsuzluk ile suçluluk duyguları olur. Hastalar genelde bir işe yaramadıklarını düşünürler. Gelecek ümitsiz ile karanlıktır. Hiçbirşey iyiye gitmeyecektir. Depresyona bağlı oluşan üzüntü ile umutsuzluk o kadar şiddetlidir ki hastalar yaşama olan ilgisini kaybeder, hiçbir şeyden zevk alamaz olur. Cinsel isteksizlik görülür ile hastalar çoğu zaman yataktan çıkmak ile yemek yemek istemezler Hastaların kendini suçlama eğilimi yoğundur. Suçluluk duyguları genelde yersizdir. Örneğin çok eskiden yaşanmış olaylar ile yapılan hatalar tekrar hatırlanır ile bunlara karşı suçluluk duyguları hissedilir. Veya nedensiz yere bir takım olaylardan kendisinin sorumlu olduğu ile suçun kendisinde olduğu düşünceleri gelişir. Hastalar genelde bu düşüncelerden uzaklaşamadıklarını beyinlerinin sürekli eski hatalarla meşgul olduğunu bunun çok saçma olduğunu bildiklerini ancak düşüncelerini frenleyemediklerini söylerler.
- Konsantrasyon güçlüğü, karar verme güçlüğü vardır. İşe veya derse konsantre olmak güçleşmiştir. Örneğin hastalar ders çalışırken bir sayfanın sonuna geldiğinde dalıp gittiğini ile ne okuduğunu anlamamış olduğunu görür aynı sayfayı tekrar tekrar okurlar. En ufak konularda karar verme güçlüğü içinde olduklarını hissederler.
- Enerji azlığı, sürekli yorgun hissetme, herşeye karşı isteğini kaybetme, duygusal olarak birşey hissedememe. Genelde sabahları yataktan yorgun kalkılır.Gün boyunca yorgunluk hissi devam eder. Eskiden zevkle yaptıkları işleri yapmak istemez, yalnız kalmayı tercih ederler. Hastalar bazen çocuklarına ile eşlerine karşı birşey hissedemediklerini sanki duygularının öldüğünü söylerler ile bu durumdan dolayı suçluluk duyduklarını ifade ederler.
- Ölme isteği olabilir. En hafif şeklinde hastalar �allahım canımı al da kurtulayım� diye düşünürler. İntihar düşünceleri veya intihar girişimi olabilir. Çoğu hasta intihar düşüncelerinin yoğun olduğunu ancak dini açıdan intiharın kabul edilemez olduğunu bildikleri için girişimde bulunmadığını ifade eder. Veya ölürlerse çocuklarına kimin bakacağını bilmedikleri için yaşamak zorunda olduklarını ifade ederler. Bazıları ne yolla intihar edeceğinin planlarını yapar. Bazıları da ancak intihar girişiminde bulunduktan sonra tedaviye gelir.
Bu hastalığa bağlı ortaya çıkan belirtiler genelde başka hastalıkları akla getirir ile çoğu kişi bu belirtilerin depresyona bağlı olarak ta oluşabileceğini düşünmez. Sıklıkla bu hastalar psikiyatri dışında doktorlara başvururlar veya kendi başlarına tedavi etmeye çalışırlar. Psikiyatriye başvuran hastaların çoğu başka bölümlerde çalışan hekimler tarafından bize yönlendirilmiştir. Çoğu hastada diğer hekimler tarafından psikiyatriye yönlendirildikleri için öfkelidir. Bazıları toplumsal baskıdan çekinip gelmek istemez, gelenler de bir an önce işini bitirip gitmek ister. Ancak çağımızın en sık görülen hastalıklarından biri olan ile tedavi edilmediği taktirde ölümle sonuçlanabilen bu hastalığın tedavisi için uzmana başvurmak şarttır. Uygun tedavi edildiği taktirde tamamiyle düzelen bu hastalık uzun sürdüğü taktirde kişinin aile, iş ile sosyal uyumunu bozmakta kişinin evliliğinin yıkılmasına, işinden ayrılmaya, arkadaş ilişkilerinin bozulmasına yol açabilmektedir. Son yıllarda üzerinde durulan bir başka konuda depresyon geçirmekte olan anne ile babaların çocuklarının bundan nasıl etkilendiğidir. Yapılan araştırmalar bu çocuklarda küçük yaşlarda kaygıda artma olduğunu ergenlik döneminde olan kız çocuklarında görülen depresyon oranında artma olduğunu gençlik dönemindeki erkek çocuklarda ise alkol ile madde kullanımına yönelme olduğunu göstermektedir.. Bir an önce tedavi olmak çocukların maruz kaldıkları bu travmanın süresini kısaltacak ile dolayısı ile yaşamın daha sonraki dönemlerinde ortaya çıkan bu bozuklukların oranında düşme olacaktır.
Yukarıda anlattığımız ağır depresyon her hastada aynı şekilde görülmez. Bu da kendi içinde alt gruplara ayrılmıştır. Bu gruplar şunlardır:
- Kronik seyirli depresyon
- Atipik depresyon
- Melankolik depresyon
- Doğum sonrası başlayan depresyon (post partum depresyon)
14.03.2009 tarihinde eklendi 163 kere okundu. |
|