Kadın Hastalıkları
Kategoriler
+ Cinsel Hastalıklar
+ Meme Hastalıkları
+ Menopoz
+ Diyet & Beslenme
+ Aile Planlaması
+ Gebelik
+ Ruhsal Hastalıklar

Arama


Ziyaretçi
Şu anda 7 ziyaretçi kadın hastalıkları kütüphanesini gezmektedir.

Etiketler
Şiddet, Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar, rahim tümör, Gebelikte Tarama Testleri, salata diyet, kilo vermenin püf noktaları, adet düzensizliği, Vajinit, vajinismus, Depresyon, Korunma Yöntemleri, Gebe Kalma Süreci, yağ yakma, Majör Depresyon, Aile İçi Şiddet, Evlilik Öncesi, Onkoplasti, hatalı diyet listesi, Frengi, hamileyken sehayat, Ruhsal Sorun, Üreme, rahim ur, Atrofik Vajinit, göğüs kanseri,
Psikoz
Psikoz, Şizofreni, Paranoya,

Psikoz; Dipten Gelen dalga..

Bilinçdışı, ruhun karanlık yüzünde yer alır. Burası, kendine özgü kuralları olan, bilince yabancı ile yasak bir dünyadır. Kapısında, bilincin nöbetçileri bekler. Bu nöbetçiler, bilinçdışına atılmış yasak arzuların ile toplumsal yaşamla bağdaşmayacak hayallerin bilince çıkmasına engel olurlar. Örneğin, yakın akrabalar arası cinsel ilişki toplum kuralları ile yasaklanmıştır. Dolayısıyla, kan bağı olan birisine yönelik cinsel yakınlaşma duyguları bastırılmalı ile bilinçdışında tutulmalıdır. Çünkü, bu duygular bilince çıkarsa, kişiyi yasak bir eyleme kışkırtacak, onun ile yakınlarının yaşamını altüst edecek gelişmelere sebep olacaktır. Aynı durum, başkalarına yönelik şiddet ile saldırganlık eğilimleri için de geçerlidir. Toplumsal yaşamla bağdaşmayacak cinsel ile saldırgan eğilimler bilinçdışında hapsedilmeli, ortaya çıkmaları engellenmelidir.

Çocuklarda, bilinçle bilinçdışı arasındaki duvar derme çatma bir çiti andırır. Bu dönemde, yasak arzular ile hayaller bilince gelip giderler. Ancak, yıllar geçtikçe duvar yükselir ile kalınlaşır. Giderek aşılması olanaksız hale gelir. Erişkin bir kişide, artık bir taraftan diğerine geçmek tümüyle olanaksızdır. Ancak, bilinçdışı arzular ile hayaller, bilince çıkmasalar da bulundukları yerden kişinin yaşamını etkilemeyi sürdürürler. Bu işi iki yolla yaparlar.

Birinci yol bilinçdışından, kişinin bilinçli yanına, manyetik güç dalgasını andıran dalgalar gönderilmesidir. Bilincin ışığıyla aydınlatılmış bir dünyada günlük olağan yaşamını sürdüren bir kişi, bilinçdışının derinliklerinden çıkıp gelen böyle bir dalganın etkisine girdiğinde beklenmedik bir davranışta bulunur. Örneğin, çok iyi bilinen bir ismin unutuluvermesi, tanıdık birine başka bir isimle seslenilmesi ya da yanlışlıkla o sırada hiç akılda olmayan birinin telefon numarasının çevrilmesi, bilinçdışının etkisi altında kalınarak yapılan davranışlardır. Bazen de kişi, daha uzun süreli bir etkilenme altında kalır ile mantıklı bir açıklaması olmayan bir davranışta ısrar eder. Bazı kişilere karşı sürdürülen anlamsız düşmanlıkların ya da belirli bir nedene bağlanamayan tutkulu yakınlaşmaların altında genellikle böyle bir bilinçdışı etkilenmenin bulunduğu düşünülür.

Bilinçdışı arzular için ikinci firar olanağı düşlerdir. Uykuda, bilinçle bilinçdışı arasındaki kapıda bekleyen nöbetçilerin dikkati dağılır ile bilinçdışı arzular kılık değiştirerek bilince çıkma olanağı bulurlar. Bu nedenle, düşlerde olup bitenler, uyanık durumdaki mantıklı düşüncemizle anlaşılması güç olaylardır. Bir kişi ansızın bir başka kişiye dönüşür. Evimizin salonunda otururken kendimizi bir deniz kıyısında ya da başka bir kentin sokaklarında buluveririz. Yıllar önce ölmüş bir arkadaşla karşılaşmak, hatta kendi cenaze törenimize katılmak bile düşlerde olanaklıdır.

Bazı durumlardaysa, düşlerde ile dil sürçmelerinde kısmen aralanan kapı, büyük bir patlamayla dağılır ile bilinçle bilinçdışını ayıran duvarda gedikler açılır. Yıllardır bilinçdışında kapalı tutulmuş arzular ile hayaller bilince doluşurlar. Düş günlük yaşama karışmış, kişi gerçekle gerçek olmayanı ayırt edemez hale gelmiştir. İç konuşmalar dışarıdan gelen yabancı sesler olarak işitilebilir. Zihinde canlandırılan hayaller çevrede dolaşan gerçek yaratıklar olarak algılanabilir. Tıpkı düşlerde olduğu gibi, psikoza giren kişi için de, mantıkla açıklanamayacak bir çok durum olanaklı hale gelmiştir. Tanrı ya da peygamber olduğuna, CIA tarafından takip edildiğine, beyin dalgalarıyla uzaydaki uyduları yönettiğine inanabilir. Radyo ile televizyondan kendisine yönelik mesajlar geldiğini ya da yakınlarının onu zehirlemeye çalıştıklarını düşünebilir. Bazı durumlarda kişinin konuşması da anlaşılmaz hale gelir. Sanki, ruhu yabancı bir güç tarafından ele geçirilmiş gibidir.

Psikozun nedenleri

Neden bazı insanlar psikoza girerler? Bilinçdışını denetim altında tutan duvarı yıkan nedir? Bu sorular yıllardır yanıtlarını bekliyor. Henüz kesin bir sebep belirlenebilmiş değil. Ancak, yine de bilinen bazı etkenler var. Bunlardan ilki kalıtım. Bazı kişilerde söz konusu duvar daha ince ile dayanıksız. Dolayısıyla, yaşanan olumsuz olayların yarattığı basınç karşısında kolayca yıkılıveriyor. Doğum sırasında oksijensiz kalmanın ile çocukluk döneminde geçirilmiş olan bazı virus enfeksiyonlarının da bu yönde bir yatkınlık yarattığı ileri sürülüyor. Kimi zamansa, bazı bedensel hastalıklar ya da bir zehirlenme veya bir kaza sırasında beyinde meydana gelen zedelenme psikoza yol açabiliyor.

Psikoz türleri

Psikoz adı verilen ruhsal bozukluğun değişik türleri var. Bunlardan başlıcaları şöyle sıralanabilir:

1. Şizofreni: Halk arasında en iyi bilinen psikoz türüdür. Genellikle genç yaşlarda başlar. Tuhaf düşünceler, hayaller ile kişinin kulağına boşluktan sesler gelmesi sık görülen belirtilerdir. Bazı tiplerinde kişi garip bir pozisyonda heykel gibi saatlerce durabilir ya da anlamsız ile amaçsız bir hareketlilik gösterebilir.

2. Paranoya: Aşırı şüpheciliğin hakim olduğu bir ruhsal bozukluktur. Daha ileri yaşlarda ortaya çıkar. Kişi eşinin kendisini aldattığını ya da yakınlarının onu öldürmeye çalıştıklarını ileri sürebilir. Yaşamını bu gerçek dışı düşüncelere göre düzenlemeye başlar. İşi gücü bırakıp bütün gün eşini takip edebilir. Evdekiler tarafından zehirlenmemek için sürekli dışarıda yemek yer ya da yemeklerini kendisi pişirir. Gerçek dışı tehlikelerden korunmak için silah taşımaya başlayabilir. Bazı hastalar, haksızlığa uğradıkları inancıyla, sürekli dava açarak, yıllarca mahkemelere gidip gelirler.

3. Kısa psikoz: Şizofreni ile paranoya genellikle yıllarca, hatta yaşam boyu sürebilen ruhsal bozukluklar. Bazı psikozlar ise aniden başlayıp bir kaç hafta içinde düzelebiliyor. Genellikle, ağır hakarete uğrama, aldatılma, ırzına geçilme, işkence görme gibi yıkıcı bir olaydan sonra gelişen bu tür psikozların seyri şizofreni ile paranoyaya göre çok daha iyi.

4. Paylaşılmış psikoz: Bu bozuklukta, aslında psikotik olmayan bir kişinin, psikotik bir kişinin düşüncelerini paylaşması söz konusu. Hasta olan kişinin gerçek dışı inanç ile düşünceleri diğer aile üyeleri tarafından da gerçek olarak kabul edilmeye başlanıyor. Örneğin, komşusunun evlerine elektronik aygıtlar yerleştirdiğini ile bu yolla evlerini dinlediğini düşünen şizofrenik bir hastanın eşi de, aslında hasta olmadığı halde, giderek kocasının fikirlerini benimsemeye başlıyor.



Psikozun Mantığı..

Nasıl oluyor da, bir insan kendini Napolyon ya da Sezar zannedebiliyor? Ya da, Tanrının, televizyon spikerleri aracılığıyla kendisine mesajlar gönderdiğine inanabiliyor? Kendi halinde bir adamın, peygamberliğini ilan etmesine yol açan nasıl bir düşünce sistemidir? Hangi mantık oyunları, kişinin, CIA tarafından takip edildiğine ile evine dinleme cihazları yerleştirildiğine inanmasına sebep oluyor?

Bu tür tuhaf düşüncelerin kaynağında öncelikle şiddetli bir istek yer alıyor. Kişi, önemli bir devlet adamı, bir dini lider, büyük bir sanatçı ya da sporcu olduğuna inanmak istiyor. Ancak, bu tür istekler yalnızca akıl hastalarına özgü değil. Hepimizin gerçekleşmesi olanaksız hayallerimiz var. Hastaları ayırt eden özellik, onların bu hayalleri gerçek zannetmelerine izin veren bir düşünce sistemine sahip olmaları.

Hayallerin gerçek zannedilmesine izin veren mantığın üç anaözelliği var. Bunlardan ilki, yalnızca bir ortak yanı olan iki nesnenin aynı kabul edilebilmesi. Örneğin, bu sistemle düşünen birisi için, 'Başbakan gözlüklü, ben de gözlüklüyüm, öyleyse ben de başbakanım' diye akıl yürütmek olanaklı. Ya da 'Peygamberin sakalı vardı, eğer sakal uzatırsam ben de peygamber olabilirim' düşüncesi akla uygun bulunabilir. Yine aynı mantık sistemiyle, yeni tanıştığı birisini, göz rengi aynı olduğu için, annesi olarak kabul edebilir. Ya da, tam tersine, annesinin bakışlarını televizyonda izlediği uzaylı yaratığınkine benzeterek, onun uzaydan geldiğini iddia edebilir.

Psikoza izin veren mantığın ikinci özelliği, doğa ile toplum kurallarına göre işleyen süreçlerin, kişisel güç ile niyetlere dayandırılarak açıklanması. Örneğin, psikotik bir hasta, Bengaldeş'teki sel felaketine, Kobe depremine ya da uzay mekiği kazasına kendisinin sebep olduğunu ileri sürebilir. İçindeki kötü düşüncelerin ya da birisine yönelik nefret duygusunun bu olaylara yol açtığına inanabilir.

Psikotik mantığın üçüncü özelliği, önce yargıya varıp sonra kanıt toplanması. Örneğin kişi, Cumhurbaşkanının ona önemli bir mesaj iletmeye çalıştığı yargısına sahiptir. Televizyonun karşısına geçip haberleri izlemeye başlar. Bu noktadan sonra artık tüm olup bitenleri kafasındaki yargıyı doğrulayan birer işaret olarak görmeye hazırdır. Onun şapkasını sallaması, kameraya doğru bir bakışı ya da konuşurken bir an duraklaması, hep kendisine mesaj iletme çabasının açık belirtileri olarak kabul edilir.

Psikotik mantığın özellikleri aslında bize hiç yabancı değil. Onu düşlerden ile küçük çocukların düşüncelerinden tanıyoruz. İlkel insanların düşüncesine egemen olan da yine aynı mantık. Bu mantık sağlıklı erişkin insanda bilinçdışında bastırılmış olarak bekliyor ile bazı kişilerde psikozla birlikte yeniden ortaya çıkıyor.



14.03.2009 tarihinde eklendi 92 kere okundu.
Google | DMOZ | Kadın Sağlığı | Kadın Doğum | Kadın Hastalıkları | Cinsel Hastalıklar | Meme Hastalıkları | Menopoz | Diyet & Beslenme | Aile Planlaması | Gebelik | Ruhsal Hastalıklar  
KadinHastaliklariHakkinda.com, sağlık sitesinde yazılan makaleler bilgilendirme amaçlıdır, tedavi yöntemi olarak kullanılması durumunda sorumluluk tamamen uygulayıcıya aittir. KadinHastaliklariHakkinda.com herhangi sorumluluk kabul etmemektedir.
EOMY TOP 100